OKUL ÖNCESİ DÖNEMDE İNATÇILIK VE "HAYIR" DEME DAVRANIŞI

2016-02-10 12:29:00

Okul Öncesi Dönemde İnatçılık ve “Hayır” Deme DavranışıOkul Öncesi Dönemde İnatçılık ve “Hayır” Deme Davranışı |  görsel 1

 

Sevgili velilerimiz, sizlerden gelen bir kaç soru doğrultusunda bu ay konumuzu, okul öncesi dönemde inatçılık olarak belirledik.

Bu dönem 2 yaş civarında başlar. Eğer çocuğunuzda dediğinizin tersini yapma, isteklerinize direnme, hayır deme davranışları görmeye başladıysanız, tebrik ederiz, çocuğunuz sizden ayrılıp bağımsız bir birey olma yolunda ilk adımını atıyor.

İnatçılık 2-5 yaş arası dönemde zaman zaman ortaya çıkan doğal bir süreçtir. 4 yaştan itibaren azalır. Bazı örneklerde bu davranış azalmadan önce son bir artış gösterir, buna “şansını zorlamak” da diyebiliriz.

Bu dönemin anahtar kelimeleri “birey olduğunu kavrama” ve “dünyayı keşfetme”dir. Ebeveyn olarak bu dönemde ona, öneriler doğrultusunda ,destek olmanız gelecekte kendi kararlarını verme, birey olduğunun, kendisinin ve başkalarının  hakları olduğunun farkına varma konularında önemlidir. Sosyal anlamda kendini keşfetme sürecini yeme alışkanlıklarında kolayca gözlemleyebilirsiniz. Önce kendi yemek ister, daha sonra belli yemekleri yemeği reddeder, çünkü damak zevkini fark etmiştir. Bir süre sonra da yemek yeme, kıyafet seçimi gibi konularda sizi zorlamaya başlar. Bu sınırlarını keşfetme sürecidir. Yürümeye başladıkça, farklı kelimeler öğrendikçe özgürlüğü tanımlarlar. Sıkça kullandıkları “hayır” kelimesi, kendi varlıklarını ortaya koyma çabasıdır. Fakat bu sizinle inatlaştığı anlamına gelmez. Unutmayın ki, beyinleri fizyolojik ve psikolojik açıdan henüz doğru, yanlış, ahlaklı, zararlı gibi kavramları sizin gibi algılayacak kadar gelişmemiştir. Onlardan henüz mantık yürütme ve uyum sağlama beklememelisiniz. Yapacağınız şey sabırlı olmak ve kararlı bir şekilde tekrar tekrar ona yapması ve yapmaması gereken şeyi açıklamaktır. Kendi duygularınızdan da bahsetmeniz, kendisinin duygularını tanımlamasına yardımcı olur.

 

“Egosentrik” dönemin bu davranış üzerinde büyük etkisi vardır. Bu dönemde benmerkezci ve kendi düşüncelerinin/isteklerinin doğruluğundan şüphe etmeyen bir halleri vardır. Bu da inadı doğurur. Erik Erikson’a göre gelişim sürecindeki bu dönemler tatmin edilmezse gelecek yıllarda tekrar ortaya çıkar. Bu yüzden , inatlaşma sürecinde ona bazı isteklerinin gerçekleşip bazılarının da gerçekleşmeyeceğini öğretmelisiniz. Tahmin edeceğiniz gibi kararlı olmanız yapmasını ve yapmamasını istediğiniz davranışlarla ilgili fikir değiştirmemeniz önemlidir. Örneğin vazoyla oynamasını istemiyorsanız ona bunu ve nedenini açıklayın, muhtemelen devam edecektir bu durumda vazoyu ona verip dikkatli bir şekilde oynamasını söylemek yerine, vazoyu oradan alabilir veya eline dikkatini çekecek başka bir şey verebilirsiniz. Emretmek, cezalandırmak, bağırmak, canını yakmak  işe yaramaz aksine tatikleyici olabilir. Hiç bir oyuncu oynanacak seyirci yoksa sahneye çıkmaz. Yaptığı doğru hareketlerden mutlu olduğunuzu, onu taktir ettiğinizi hissettirmeniz en iyi öğretme şeklidir ama yanlış hareketlerde tepkisiz kalmanız daoldukça  işe yarar bir yöntemdir. Tepkisiz kalmanız demek her istediğini yapacağı bir ortam sağlamak değil, yaptığı hareketin bir sonuç getirmeyeceğini göstermektir. Diğer yandan evet-hayır’lı soru sormaktansa seçenekli sorular sormak işinizi kolaylaştırır. Tahmin edeceğiniz gibi seçim yapmak birey olma hissini tatmin eden bir şeydir.

Çocuğunuzun birey olduğunu keşfettiği bu dönemde, ona saygınızı esirgemeyin. İstekleri yaşı ve gelişimi gereği mantıksız olacaktır, bu istekleri doğru tarafa yönlendirmek, dikkatini dağıtmak ebevyn olarak çocuklarınızı iyi tanımanızla doğru orantılıdır. Bu dönemde siz de onu tanımanın zevkini çıkarın .

 

Saygılarımla,

Psikolog Ece KARABAĞIR

123
0
0
Yorum Yaz