ÇALIŞAN AİLEDE EBEVEYN VE ÇOCUK ARASINDA Kİ ZAMAN YÖNETİMİ

2017-04-07 15:52:00

ÇALIŞAN AİLEDE EBEVEYN VE ÇOCUK ARASINDA Kİ ZAMAN YÖNETİMİ    Kaliteli Zaman Geçirmek Nedir? - Anne babaların çocukları ile planlı olarak vakit geçirebilmelilerdir. - Ebeveynler iş yerlerindeki, evlerindeki ve diğer sorumluluklarını yerine getirebilmeleri için daha organize ve planlı çalışarak zamanlarını etkin bir şekilde kullanmalıdırlar. - Çocuklar ile ilgilenirken başka bir şey ile meşgul olmamalıdırlar. -Planlı bir şekilde zaman geçirmek, birlikte televizyon seyretmek, tabletle oynamak ya da aynı ortamda bulunmak değildir. -Anne babaların çocukları ile kaliteli zaman geçirmeleri için karşılıklı sözel ya da sözel olmayan bir şekilde veya iş birliğine dayalı etkileşimde bulunmalıdırlar. - Kaliteli zaman geçirmek çocuğun, zihinsel, duygusal, bedensel, sosyal gelişimine  ve özgüven geliştirmelerine katkı sağlayacak, eğitici, öğretici, yaratıcılık içeren etkinlikleri ve çocuğun yaşına uygun sorumluluk almasını destekleyici, karşılıklı etkileşime dayalı faaliyetler olmalıdır. Kaliteli zaman geçirme ile güvene dayalı sevgi dolu bir ilişki kurulur. Kaliteli Oyun Nedir? Nasıl Oynanır? - Çocuğun düşünme becerilerini geliştiren, ince kaba motor gelişimine destek olabilen, sorumluluk almasını sağlayan, kurallarını kendisinin koymasına izin verilen oyunlardır. Karşılıklı iletişimin olduğu , birlikte etkileşimin yaşandığı zamanlar yaratılmasıdır. Karşılıklı sohbet edebilir, gazete,kitap, dergi okuyabilirsiniz. - Oynanılan oyunların sınırlarını belirlemek çocukları mutlu eder. -Çocuğa ayrılan zamanda duygusal gelişimini desteklemek için, oynamak, sarılmak, onu öpmek, başını okşamak, sohbet etmek, bunların hepsi kaliteli zaman geçirmek için yapılabilir. - Çocuğunuza ayırdığınız zamanda ince... Devamı

SADECE BENİ SEVSİNLER KARDEŞİMİ DEĞİL

2016-02-10 12:36:00

SADECE BENİ SEVSİNLER KARDEŞİMİ DEĞİL Kıskançlık doğal bir duygudur, fakat yönlendirilmesi gerekebilir ve dışa vurumunun kontrol edilmesine ihtiyaç duyulabilir. Çocuklar yeni bir kardeşleri olduğunda ya da bu duruma alıştıktan sonra dahi birbirlerini kıskanabilirler. Çocuğun kardeşi ile arasındaki yaş farkı 2-5 yaşsa, kıskançlık duygusu daha yoğun bir biçimde kendini gösterir. Aradaki yaş farkı 6 ve daha yukarısı olan çocuklar bu durumu kavrayabildiğinden, kıskançlık o kadar kuvvetli olmaz. İlk çocukluk döneminde çocuk benmerkezcidir. Anne ve babalarının kendileri için varolduklarını düşünecek kadar bencildirler. Bu nedenle, anne babayı başka bir çocukla paylaşmak hiç kolay değildir. Kardeşi henüz doğmadan, çocuk huzursuz olmaya başlar, annesinin sevgisini test edercesine onunla yapışık yaşamaya başlar, huysuzlanır ve olmadık isteklerde bulunur. Çocuk doğduktan sonra annenin zamanının büyük bir çoğunluğunu küçük kardeşe ayırması kıskançlığı daha da arttırır. Çocuk kendi başına yemek yerken, annesinin onu yedirmesini bekler. Bebeksi davranışlarda bulunur. Kardeşini itip, vurmalar da görünebilir. Küçük tuvaletini kaçırabilir. Çocuk ihmal edilmişlik duygusuna kapılmıştır ve annesinin ilgisini tekrar kazanmaya çalışmaktadır. Çocuğun kardeşini kabullenebilmesi, sevebilmesi ve onu kıskanmaması için anne babalara çok önemli görevler düşmektedir. Çocuk içindeki olumsuz duygulardan bahsettiğinde suçlanmamalıdır. Kardeşini sevmediğini söyleyen bir çocuğa ‘o nasıl söz öyle, böyle tatlı bir şey sevilmez mi?’ veya ‘kardeşin o senin sevmelisin’ gibi sözler çocuğun kardeşten daha çok soğumasına sebep ol... Devamı

ÇOCUĞUNUZ YENİLMEYE DAYANAMIYORSA..

2016-02-10 13:00:00

ÇOCUĞUNUZ YENİLMEYE DAYANAMIYORSA.. İnsanoğlunun yaradılışı gereği kaybetmek kimsenin hoşuna gitmez. Herkes hep kazanan, hep en iyiyi yapan olmak ister. Ancak bazen bu istek çok daha yoğun yaşanır. Özellikle çocuklukta  kaybetmeyi kabullenmek zordur. Bunu kolaylaştırmak için neler yapılabilir? Öncelikle;   1- Çocuğunuzun başkalarıyla ilişkilerinde, çatışmalarında, anlaşmazlıklarında, oyunlarında her zaman üstün taraf olmak zorunda olmadıklarını anlatın, öğretin.  2- Rekabeti ödüllendirip, teşvik etmeyin. 3- Yenilgiyle başa çıkabilecek kadar olgunlaştığında rekabete dayalı oyunları oynatın. 4- Gerçek hayatın provasını yaptıkları oyunlarının içerisinde bazen yenilen bazen yenen olunabileceğini ve ikisinin de kabul edilebilir olduğunu gösterin. 5- Oyunlar sırasında yenilen tarafı oynayarak çocuğa model olabilirsiniz. Ya da kuklalar üzerinden de çocuğa örnek oluşturabilirsiniz. 6- Çocuğa model olmak çok önemlidir. Dolayısıyla kendisi de yenilgiye tahammül edemeyen ebeveyn çocuğundan yenilgiyi kabullenmesini beklememelidir.    Aynı zamanda çocuk yenilgiye  uğradığında ağlamasına, bağırmasına ya da söylenmesine gülerseniz çocuğa karşı tutarsız davranmış olursunuz. Ya da verdiği kızıgınlık ve öfke tepkisinden çekindiğiniz için herşeye "Tamam" derseniz de sonuç değişmeyecektir.  Bununla birliklte çocukla zıtlaşmamak ve inatlaşmamak gerekir. Çocuğa yön vermek ve ne yapması gerektiğini söylemek durumu kolaylaştıracaktır.... Devamı

ANNE & BABA TUTUMLARI

2015-02-15 22:27:00

Kişilik gelişimi yaşam boyu süren, genetik ve çevresel faktörlere bağlı olarak şekillenen bir olgu olsa da, çocukluk dönemi kişiliğin gelişmesi ve şekillenmesi açısından çok önemlidir. Erken çocukluk dönemi olarak adlandırdığımız 0-6 yaş arasındaki dönem çocukların çevreleri ile etkileşimlerinden en çok etkilendiği, kişiliklerinin büyük ölçüde şekillendiği dönemdir. Bu dönemde çocuk, sosyal bir birey olmayı öğrenirken, kişilik oluşumu açısından gerekli olan özdeşimi model alarak yapar. Çocuğun özdeşim kurmak için seçmiş olduğu model genellikle anne babasıdır, bu nedenle ebeveynlerin çocuğa karşı tutumunun yanı sıra kendi aralarındaki iletişimleri de çocuğun sağlıklı kişilik gelişimi açısından önemli bir etkendir.                 Çocuğun anne babasından aldığı iki temel şey vardır; sevgi ve eğitim. Her ikisinin de yetersiz veya aşırı olduğu durumlarda çocukta olumsuz davranışlar gözlemlenebilir. Sağlıklı bir birey anne babasından sevgi ve eğitimi dengeli bir şekilde alarak gelişir. Ailelerin sevgi ve eğitim  (disiplin) konusundaki aşırılığı veya yetersizliği çocukta sağlıksız psikososyal gelişim özellikleri görülmesine neden olabilmektedir. Ailede; anne babanın çocukla nasıl iletişim kurduğu, istendik davranışları nasıl kazandırdığı, çocuğun aile içinde bir birey olarak kabul edilip edilmediği, sevginin nasıl ifade edildiği, eğitimde kullandığı disiplin yöntemleri gibi hususlar anne baba tutumunun nasıl olduğunu belirler. Uygun anne- baba tutumlarının, çocuğun sosyal gelişimindeki etkileri şöyle sıralanmaktadır: ·         Aile, çocuğun grup için... Devamı

SINIR KOYMA VE ALTERNATİF DİSİPLİN YÖNTEMLERİ

2014-12-05 17:45:00

Anne babaların çocuk yetiştirme ile ilgili çocuklarına “sınır koymak” ve “otorite sağlamak” konusunda sorunlar yaşadığı gözlemlenmektedir. Her anne baba çocuğunu en iyi şekilde yetiştirmek ister. Çocuğunun mutlu, başarılı, iyi bir kişiliğe sahip bir birey olarak toplumda yer almasını arzu eder. Her zaman bilinen bir söz vardır: “Eğitim ailede başlar.” İşte burada ailenin vereceği iyi eğitim, çocuğuyla kurduğu sağlıklı iletişim becerilerini kullanmasına bağlıdır.   Sınır koymak nedir? Sınır koymak, çocuğun kendisini emniyette hissederek hareket edebileceği alanı belirleyen yardımcı ve yol gösterici işaretleri çocuğa sunmaktır.   DİSİPLİN, CEZA DEĞİLDİR! Disiplin ve ceza aynı şey değildir. Araştırmalar vurmak, tokat atmak veya sözel saldırılarla disiplinin sağlanamadığını gösteriyor. Bu tip cezalar kısa dönemde hızlı sonuç veriyor gibi gözükse de uzun dönemde kalıcı zararlar doğurmaktadır. Fiziksel cezalar, utanç ve umutsuzluk duyguları yükleyerek çocuğun kendisine saygısını yitirmesine neden olabilir. Ayrıca çocuğa şiddetin geçerli ve uygun bir davranış olduğu, güç kullanarak istediklerini elde edebileceği kavramı öğretilmiş olacaktır.             Çocuklara doğru davranışı öğretirken ceza yerine, nasıl davranıp nasıl davranmayacaklarını ve bunların nedenlerini açıklamak gerekir. Büyükler yasaklar yerine geçerli olan davranışların altını çizmelidirler. Örneğin, "Giyeceklerini yere atma!" yerine "Lütfen giyeceklerini yerden kaldır; çünkü yeri süpürmem gerekiyor." demelisiniz.   Anne- baba ve okul disiplini             Evde... Devamı

Yaz Tatiliii :))

2014-11-17 11:42:00

Beklenen yaz tatili sonunda kapımızda… Çocuklar yaz mevsiminin getireceği neşeyi ve heyecanı uzun zamandır büyük bir hevesle bekliyorlar. Yoğun bir tempo ve enerji ile geçirdikleri okul döneminin ardından gelen yaz mevsimi onlar için bazen eğlenceli bir tatil bazense doğayla baş başa olabilecekleri keyifli enerjilerini açık havada doya doya atabilecekleri büyük bir motivasyon kaynağı oluyor… Tatil yılın yorgunluğunu atarken, çocuklara hem zihnen hem de bedenen bir dinlenme ortamı sağlar. Aynı zamanda siz değerli velilerimiz için de onlarla birlikte pırıl pırıl bir havada bolca kaliteli zaman ve paylaşım yapmanız için olanak yaratır. Çocuklara verilebilecek mesajların tatil süresince oyunlar ile bol bol verilebileceği, onların ilgi ve yeteneklerine daha çok odaklanıp hem onları keşfetmeye hem de onların kendilerinin ilgi ve yeteneklerini keşfetmeleri için bir fırsat denilebilir. Yaz süresince okula devam edecek çocuklar için de aileleri ile tatile gidecek çocuklar için de yaz süresince hayaller kurmak ve keyifli süre geçirebilecekleri olanaklar yaratmak çocuklarımızın en doğal hakları… Ancak onların hayalleri ve planları tüm gün evde televizyon seyretmek veya bilgisayar ile oynamak olabilir J Ki böyle de olması muhtemeldir. Bu dönemde anne-babalar olarak onlara doğru yönlendirmeler yapmak, hem keyif alabilecekleri hem de gelişimlerini destekleyecek fırsatlar sunmak onların mutluluğu açısından oldukça önemlidir. Yaz dönemi boyunca çocukların hem bilişsel hem de sosyal açıdan gelişimlerini destekleyecek aktiviteler yaratarak çocukların yaz tatili sürecini verimli geçirmeleri, tüm sene boyunca öğrendiklerini pekiştirmeleri, bol bol açık havada enerjilerini atabilecekleri koşullar sağlama... Devamı

ÇOCUKLARDA PSİKOLOJİK GELİŞİM EVRELERİ

2014-11-17 11:28:00

Çocuğunuzun niçin belli bir davranışı sergilediğini anlayabilmek için öncelikle gelişim evreleri ve bu evrelere özgü davranış değişikliklerinden haberdar olmanız gerekir. Bu açıdan bu ayki bülten konumuzda okul öncesi dönemdeki çocuklarımızın gelişim dönemleri özellikleri hakkında sizlere bilgi vermek istiyorum. Her çocuk farklı karakteristik özellikleri ve farklı gelişim hızıyla ayrı birey olduğuna göre, tipik davranış tanımları her çocuk için geçerli değildir. Bilindiği gibi, insan doğumundan ölümüne dek gelişimini belirli dönemler içinde sürdürür. Çocukluk, ergenlik, erişkinlik ve yaşlılık olarak bilinen bu dönemler birbirinde kesin sınırlarla ayrılmamışlardır. Her evre bir önceki evrenin etkisinde oluşur ve bir sonrakini etkiler. Bir başka değişle, çocukluk dönemi, ergenliği, ergenlik erişkinliği büyük ölçüde etkiler. Bu dönemlerin birbirinden diğerine geçiş, sadece bireyin bedensel gelişimiyle ilgili olamayıp, duygusal, toplumsal, ekonomik ve kültürel etkenlerin rol oynadığı bir oluşum ve gelişimdir. Öte yandan her dönem, kendine özgü ve belirli bedensel, duygusal ve toplumsal özelikler taşır. (Yavuzer, 1999; Oktay, 1999).             Bebeklik döneminin bittiği, çocukluk döneminin başladığı ve 6 yaşına kadar sürecek bu okul öncesi evrenin başlıca gelişimsel görevi çocukların kendi yeterliliklerini sergilemekte ısrar ederek kendi insiyatiflerini elde etme çabalarıdır. Bu yaş dönemi çocuğu, artık anne babanın beklentileri doğrultusunda davranmak yerine evin patronu olup istediklerini anne babaya kabul ettirmek çabasındadır. Daha önceleri çabalarında, uğraşlarında herhangi b... Devamı